Türkiye'de Suç İşleyenler Batuma Kaçıyor

Rize Barosu Başkanı Avukat Ateş Hatinoğlu da Gürcistan’da uyuşturucu madde ve kaçakçılık suçlarıyla ilgili cezaların çok ağır olduğunu belirtti.

Türkiye'de Suç İşleyenler Batuma Kaçıyor

Gürcistan’ın Batum kentine farklı tarihlerde yolcu taşıyan iki otobüs şoförüne komplo kuruldu.

Gürcistan’ın Batum kentine farklı tarihlerde yolcu taşıyan iki otobüs şoförü, araçlarında 10 ile 75′er gram uyuşturucu madde bulunduğu gerekçesiyle hapse konuldu.

Yargılama sırasında haklarındaki iddiaları reddeden ve otobüslere başkası tarafından uyuşturucu madde yerleştirildiğini öne süren şoförlerden biri 28, diğeri ise 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Şoförlerin yakınları, cezayı kaldırmak ve el konulan otobüslerini geri almak için hukuk mücadelesi başlattı.

Rize’den 9 Kasım 2008′de hareket eden 34 BY 3570 plakalı yolcu otobüsünün şoförü İsmail Akbulut’a, Sarp Sınır Kapısı’nda, kimliği belirlenemeyen bir Gürcü kadın tarafından, Batum’da yaşayan hasta oğluna teslim edilmek üzere ilaç kutuları teslim edildi. Batum’da ilaç kutularını istenilen adrese teslim etmek isteyen Akbulut, güvenlik güçlerince durduruldu. Yapılan aramada, ilaç kutularının içerisinde 75 gram uyuşturucu madde ele geçilirdi. Gözaltına alınan Akbulut, yaşanan mahkeme sürecinde 28 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve kullandığı otobüse de el konuldu.

Rize’den 24 Mayıs 2007′de ayrılan Nedim Meydan yönetimindeki 08 AT 235 plakalı yolcu otobüsünde Batum Terminali’nde yapılan aramada, 13 numaralı yolcu koltuğunun altında 10 gram uyuşturucu madde bulundu. Gözaltına alınan Meydan, mahkemece 23 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve otobüse de el kondu. 11 ay cezaevinde yatan Meydan, üst mahkeme olan Kutaisi Mahkemesi’nce serbest bırakılınca Türkiye’ye döndü, ancak el konulan otobüsü halen geri alamadı.

Ancak her iki olayda da şoförler, kendilerine komplo kurulduğunu, uyuşturucu maddelerle ilgileri olmadığını savunuyor.

Hapisteki İsmail Akbulut’un hukuki işlemlerini yürüten amcasının oğlu Kerim Akbulut, tamamen iyi niyetle, hasta birine yardım için yapıldığı sanılan işlemin sonucunda amcaoğlunun 28 yıl hapis cezası aldığını, otobüse de el konulduğunu öne sürdü.

Olayın meydana geldiği tarihten bu yana birçok hukuki girişimde bulunduğunu, tuttuğu Gürcü avukata 40 bin doları aşkın para verdiğini, ancak herhangi bir gelişme yaşanmadığını anlatan Akbulut, ”Türkiye’de siyasiler dahil olmak üzere herkesten yardım istedik, ancak ilgilenen olmadı. Bizim karşılaştığımız bu durumla uğraşan çok sayıda kişi tanıyoruz. Hem bir kişi suçsuz yere hapis yatıyor, hem de otobüse el konuluyor. Özellikle konsolosluktan yardım bekliyoruz” dedi.

”ELLERİYLE KOYMUŞ GİBİ BULDULAR”

Kardeşi Nedim Meydan’ı uzun bir hukuki mücadelenin ardından hapisten kurtaran, ancak bu süreçte 80 bin Larisinin dolandırıldığını iddia eden Selahattin Meydan ise sahibi olduğu 08 AT 235 plakalı otobüsü geri almak için mücadelesini sürdürdüğünü söyledi.

Otobüste, güvenlik güçlerinin ”elleriyle koymuş” gibi sadece 13 numaralı koltuğa giderek burada arama yaptığını ve 10 gram eroin bulduğunu savunan Meydan, ”Bu bile olayın bir komplo olduğunu açıkça gösteriyor” diye konuştu.

Kutaisi Şehri İstinaf Mahkemesi Ağır Ceza İşleri Odası’nın yeminli tercümanca Türkçe’ye çevrilen 11 Nisan 2008 tarihli kararını gösteren Meydan, ”Bu kararda, ‘ceza terminalinde bulunan 08 AT 235 plakalı otobüsün, davayla ilgili karar verildikten sonra ülkeye teslim edilmesi’ ibaresi var. Buna rağmen, üzerinden yıllar geçti ama otobüsümü geri alamıyorum” dedi.

Otobüsüne başka plaka takılarak Batum sokaklarında kullanıldığını öne süren Meydan, ”Otobüsü, o dönemde banka kredisiyle 73 bin liraya almıştım. Her ay bankaya 2 bin 500 lira taksit ödedim. Otobüs çalışmadığı için de bütün birikimimi kaybettim. Aracı kullanan şoför suçsuz bulunup bırakıldığı halde aracım neden verilmedi, hala anlamış değilim. Bu konunun üzerinde durulmasını istiyorum” diye konuştu.

RİZE BAROSU BAŞKANI HATİNOĞLU

Rize Barosu Başkanı Avukat Ateş Hatinoğlu da Gürcistan’da uyuşturucu madde ve kaçakçılık suçlarıyla ilgili cezaların çok ağır olduğunu belirtti.

Türk vatandaşlarının hepsinin de ”piri pak” olmadığını vurgulayan Hatinoğlu, şu ifadeleri kullandı:

”Yani bu işlere karışan, uyuşturucu kaçakçılığı yapan insanlar var. Bir Gürcü ne ceza alıyorsa Türk’e de o cezayı veriyorlar. Ancak bu olaylarda vatandaşlar, komploya uğradıklarını büyük bir feveranla iddia ediyorlar. Polisin para talep ettiğini, avukatlara para verdiklerini, ancak sonuç alamadıklarını söylüyorlar. ‘Para verildiğinde kurtulabiliyorsunuz’ şeklinde iddialar var. Geçen yaz Acaristan Özerk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile görüşmüştüm. Kendisi aynı zamanda avukattır, hukuk doktorudur. Onu ziyarete gitmiştim. Ona da izah etmiştim böyle sıkıntılar var şeklinde. Kendisinin konudan haberdar olduğunu, ilgilendiğini söyledi ama (Nasıl Türkiye’de kanunlar var, burada da kanunlar var) dedi.”

Gürcistan yetkililerinin Türkiye’de adli olaya karışan vatandaşlarıyla yakından ilgilendiğini, ancak aynı durumun Türk tarafınca gerçekleştirilmediğini savunan Hatinoğlu, ”Rize’de bir trafik kazası oldu. İnanın Gürcistan Başkonsolosu, ben kazaya karışan Türk’ün avukatı olduğum halde, beni defalarca aradı. Konsolosluk görevlisi her duruşmayı takip etti. Cezaevinde defalarca adamı ziyaret ettiler” diye konuştu.

Hatinoğlu, otobüslerin alıkonulması konusunda ise ”Adamı bırakıp otobüsü tutuyorlarsa bu başlı başına bir garabet. Adamı bırakıyorsunuz, o zaman suçsuz gördünüz de bırakıyorsunuz. öyleyse otobüsü de teslim edeceksiniz” dedi.

”BATUM TÜRKİYE’DE SUÇ İŞLEYENLERİN GİZLENME MERKEZİ GİBİ”

Hatinoğlu, tüm anlatılanlara ve iddialara rağmen Gürcülere karşı ön yargılı olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

”Çünkü gerçekten çok iyi atılım içerisindeler. Batum’da 2 yıldır adam vurulmamış, cinayet işlenmemiş. Bizim Rize’de ayda 2-3 kişi öldürülüyor bu çağda hala. Onun için onlara ders verebilecek durumda değiliz. Ama hukukla ilgili, rüşvetle ilgili ciddi sıkıntıları hala devam ediyor. Vatandaşlarımızdan mağdur olanlar, tuzağa düşürülenler var. Ama bunları nasıl ayırabilirsin ki? Nasıl güvenebilirsin ki? Çünkü gerçekten o bölgede bulunan, çalışan, Türkiye’den kaçmış, suç işlemiş bir sürü insan var. Batum sokaklarında onlarca, yüzlerce Türkiye’de aranan firari sanık var. Batum adeta Türkiye’de suç işleyenlerin gizlenme merkezi gibi. Adam uyuşturucu kaçakçılığı da yapmış olabilir. Nasıl ayırt edebilirsin?”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner391

banner390