İSTANBUL (AA) - Gedik Yatırım Araştırma Müdürü Üzeyir Doğan, piyasanın son çeyrekte, en kötü çeyreğin geride kalmasını fiyatlayacağını söyledi.

Doğan, AA'nın 100.Yıl Vizyonu çerçevesinde geliştirdiği AA Finans Haberleri Terminali'nin Gedik Yatırım ile iş birliğine ilişkin düzenlenen toplantıda "2016 Yılı 4. Çeyrek Strateji ve Beklentiler Raporu”nu sundu.

Gedik Yatırım’ın özel olarak hazırladığı ve gelecek dönemdeki finansal ve ekonomik riskler, beklentiler, fırsatlar ve bunlara bağlı yatırım stratejilerin incelendiği strateji raporuna ilişkin detayları paylaşan Doğan, sağlıklı yatırımlar için verimli ve objektif değerlendirmelerin önemli olduğunun altını çizdi.

Doğan, Türkiye’nin, iç talep ve kamu harcamalarını destekleyerek büyümeyi ivmelendirme çabalarının uzun vadede etkilerini göstermesi beklenen yapısal reformların devreye alınmasında zaman kazandırdığını aktararak, yurt dışında, özellikle gelişmiş ülke merkez banklarının uyguladığı politikaların da kısa vadedeki bu önlemleri uygulanabilir kıldığını vurguladı.

2017'nin borsada tarihi zirvelerin görüleceği bir yıl olabileceğini belirten Doğan, dünyada genel olarak risk algısında bir iyileşme olduğunu ifade etti. Türkiye'ye en fazla fon girişinin yapıldığı dönemin "yatırım yapılabilir" notunun olmadığı dönem olduğunu dile getiren Doğan, "Yabancı yatırımcının asıl baktığı konu; getirinin olup olmadığı..." diye konuştu.


- "Dışsal ekonomik riskler dengeli seyretti"


Üzeyir Doğan, yılın ilk yarısında küresel risk iştahındaki dalgalanmaların piyasalardaki ana yönü tayin ederken, içeride siyasi ve jeopolitik risklere bağlı dalgalanmaların yaşandığını ifade etti.

15 Temmuz’daki başarısız darbe girişiminin üçüncü çeyrekte Türkiye'nin yurt dışından negatif ayrışmasına neden olduğunu belirten Doğan, 23 Eylül’de Moody’s’in Türkiye’nin notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indirmesiyle yılın son çeyreğine yatırım yapılabilir iki nottan birinin kaybedilmiş şekilde girildiğini dile getirdi.

Türkiye'nin Mayıs 2013’ten itibaren Fitch ve Moody’s tarafından olmak üzere iki adet yatırım yapılabilir nota sahip olduğunu ve yatırım yapılabilir ülke notunun kaybedilmesinin, yurt dışı kaynak maliyetlerinde sınırlı yükselişlere ve sermaye çıkışlarına neden olacağını aktaran Doğan, "Buna karşın mevcut getiriler, dünyanın geri kalanında getiri bulmakta zorlanan fonlar için cazip olmaya devam eder ve yatırım yapılabilir ülke notunun kaybedilmesi ile birlikte 'en kötüsü geride kaldı' algısı kuvvetlendirilebilirse fon girişleri yeniden hızlanabilir." şeklinde konuştu.

Moody’s kararında da vurgu yapılan büyümenin, Türkiye’nin en önemli sınavı olduğuna işaret eden Doğan, şunları kaydetti:

"Hükümet ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) başta olmak üzere kurumlar tarafından alınan önlemler ve teşvikler iç talebi desteklemeye yönelik. Yılın ilk yarısında da iç talep ve kamu harcamalarıyla büyüyen Türkiye için üçüncü çeyrek kaybedilmiş görünüyor. Son çeyrek ve 2017 yılında iç talep ve kamu harcamaların büyümeye yeniden ivme kazandırmasını bekliyoruz. Yurt dışında ABD Merkez Bankası (Fed), Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) başta olmak üzere merkez bankalarının söylemleri düşük faiz ve bol likidite ortamının önümüzdeki yıl da devam edeceğini gösteriyor. Bu durum Türkiye’de uygulanmak istenen genişlemeci politikalar için hükümet ve TCMB’nin elini rahatlatıyor ancak risk de yok değil."

ABD seçimlerinin, Avrupa bankacılık krizi ve İtalya referandumunun bu yılın geri kalanında en büyük dışsal riskler olarak durduğunu belirten Doğan, içeride ise bankacılık maliyetlerini de doğrudan etkileyebilecek Fitch’in kredi notu ile ilgili vereceği mesajlar ve İran'a uygulanan ABD yaptırımlarının delinmesiyle ilgili iddianamede Türk vatandaş ve kurumlarının da adının geçiriliyor olmasının risk oluşturduğunu belirtti.

Doğan, Fed’in aralıkta faiz artışı yapma ihtimalinin yüksek olmasına karşın, bu kararın 2015 sonundaki faiz artışı gibi bir türbülansa neden olmasını beklemediklerini dile getirerek, "Yılın son bölümünde dışsal ekonomik risklerin dengeli seyrettiğini düşünüyoruz. İçeride ise üçüncü çeyrekte büyümeye ilişkin öncü verilerde görülen diplerin ardından son çeyrekte toparlanmanın başlamasını bekliyoruz. Alınan önlemlerin etkilerinin görülmeye başlaması ile birlikte iç talepten olumlu etkilenen perakende, beyaz eşya, gayrimenkul, otomotiv, ulaştırma ve telekomünikasyon ile son dönemde düşen faizler ve sektör lehine yapılan düzenlemelerle ön plana çıkan bankacılık sektörünün önümüzdeki dönemde fırsatlar sunacağını düşünüyoruz." diye konuştu.


- "TCMB, faiz koridorunun üst bandındaki indirimde sona yaklaştı"



"Benzer şekilde, yurt dışı kaynaklı çok ciddi bir sınavla karşı karşıya kalmazsak bundan sonraki dönemde de endeksteki kayıpların bu seviyelere yaklaştıkça sınırlanacağını düşünüyoruz. BIST’in gerek tarihsel ortalamalarına gerekse alternatiflerine kıyasla hatırı sayılır ölçüde ucuz olduğunu düşünüyoruz. Son dönemde içeride yaşanan şoklar bu iskontonun daha fazla artmasına neden oldu. Fiyatların mevcut riskleri en üst düzeyde yansıttığını, bu nedenle aşağı yönlü risklerin sınırlı yukarı yönlü potansiyelin daha fazla olduğunu düşünüyoruz. BIST 100’de 75 bin ve altındaki seviyelerin 72 bin riskini de göz önünde bulundurmak kaydıyla kademeli alım için fırsat oluşturduğunu düşünüyoruz.

Yılın son çeyreğinde 15 Temmuz’daki darbe girişimi öncesinde görülen 83 bin civarının yeniden test edileceğini düşünüyoruz. Son çeyrekte ana hatlarıyla 72 bin ila 83 bin aralığında dalgalanmanın devamını bekliyoruz. Dolar/TL’de 2,90-2,95 aralığında diplerin oluşmaya devam edeceğini Fed faiz artışı beklentisinin de etkisiyle son çeyrekte 3,10-3,15 hedefli düşük ivmeli bir yükselen trend izleyeceğimizi düşünüyoruz."

Türkiye'nin dengeli ancak düşük büyüme hızına alışmaya çalıştığını ifade eden Doğan, IMF tahminlerinin Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler ortalamasının altında büyüme sergileyeceğini gösterdiğini kaydetti.

Doğan, Türkiye algısının tekrar pozitife dönmesi için cari açık ve enflasyon yaratmadan büyümenin formülünün bulunması gerektiğini anlatarak, "İç talep ve kamu harcamalarına dayalı büyüme modeli zorunlu ancak sürdürülebilir değil. TCMB, faiz koridorunun üst bandındaki indirimde sona yaklaştı." diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner314