pendik escort

Turkcell'in "Çanakkale'ye Mektuplar" projesi yoğun ilgi gördü

- Türk ve Anzak askerlerinin savaş zamanında sevdiklerine yazdığı, cevapsız kalan mektuplarının internet sitesinden okunabildiği ve cevaplanabildiği proje kapsamında 4 bin 300 mektup yazıldı - Platforma ulaşan her mektup, Çanakkale’deki Turkcell Barış Ormanında bir ağaca dönüşüyor

Turkcell'in

İSTANBUL (AA) - Turkcell’in hayata geçirdiği “Çanakkale’ye Mektuplar” projesi bir yıl içinde büyük ilgi gördü.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Turkcell’in hayata geçirdiği "Çanakkale’ye Mektuplar" projesi kapsamında "www.canakkaleyemektuplar.com" platformunda 4 bin 300 mektup yazıldı.

Türk ve Anzak askerlerinin savaş zamanında sevdiklerine yazdığı, cevapsız kalan mektupları internet sitesinden okunabiliyor ve cevaplanabiliyor. Aynı zamanda platforma ulaşan her mektup, Çanakkale’deki Turkcell Barış Ormanında ağaca dönüşüyor.

Tüm dünya için büyük öneme sahip böyle çetin bir savaşta vatanları ve gelecek nesiller uğruna dünyaya veda eden askerlerin anısına Turkcell, 102 yıl öncesi ile bugün arasında dijital zaman köprüsü kuran bir projeye imza atmış oldu.


- Barış Ormanı büyüyor


"www.canakkaleyemektuplar.com" adresine girildiğinde görülen Gelibolu haritasında pek çok askerin ismi bulunuyor ve isimlerin üzerine tıklandığında memleketi, doğum tarihi gibi bilgilere ulaşılabiliyor. Menü içerisinden askerlerin mektupları okunabiliyor, istenilen kişiye mektup yazılabiliyor.

Çanakkale’de barışa uzanan Turkcell Barış Ormanı’na şimdiye dek dikilen ağaç sayısı ise 10 bin oldu.

Platform üzerinden Türk askerlerine yazılan mektuplardan bazıları şöyle:

"Bu mektubu sana bir asır sonradan yaşanmış gelecekten yazıyorum. Doğum tarihin yazmıyor, sadece ölüm tarihin var. Belki de hala aynı yaştayız. Ne söyleyebilirim ki sana? Nasıl teşekkür edebilirim? Söylemek istediğim çok şey var ama kelimeler bunları ifade etmekte yetersiz kalıyor. Okuman var mıydı bilmiyorum, yine de yazıyorum sana Kahraman Hacı Yusuf. Unutulmadığını bil diye, akıttığın kanının boşa gitmediğini, vatanın için verdiğin kıymetli canının bugün benim yaşamama sebep olduğunu bil diye. Teşekkür ederim. Hayatımı kurtardın.' Damla... Şu an aldığımız nefesi, annemin ve babamın hayatını, sana yazarken kullandığımı harfleri bile sana borçluyum. Sana öyle minnettarım ki... Biliyorum benden bu mektup sana bir asır geç geldi, ama senin bana bıraktığın, kanınla, canınla bana emanet ettiğin koruyup kolladığın bu vatan toprağını elimden geldiğince senin gibi koruyup kollayacağıma tüm kalbimle söz veriyorum' Neşe...

'İkimiz de aynı yerde doğmuşuz, ikimizin de Conkbayırı’nda ayak izi var. Ama ikimizin de çok farklı hayatları var. Biliyor musun? Benim babamın adı da Mehmet. Ne çok ortak yönümüz var, değil mi? Sana bizim oraları anlatmak istiyorum, belki özlemişsindir. Artık Andırın’da posta var ama kimse mektup yazmıyor. Bir telefon icat ettiler, dünyanın öbür ucundaki adamla konuşabiliyorsun anında. Bir de internet var ki sorma. Keşiş’in suyu gibi hızla akıp geçiyor zaman. Her gün yeni bir şey icat ediyorlar. Ama kara şalvar, naylon ayakkabı hala değişmedi. Sizin zamanınızda da 'dırın dırın Andırın, iki bakkal bir fırın' derler miydi? Bir de tirşik yapar mıydınız? Evinizin arkasında nergisler çıkar mıydı? Ya da çarşı ekmeği yedin mi hiç? Fark ettim de çok şey değişmiş. Çok uzattım lafı kusura bakma. Sana teşekkür etmek istiyorum. Bu vatan uğruna akıttığın kan için. Hakkını helal et. Ruhun şad, mekanın cennet olsun hemşerim' Sümeyra C..."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.