pendik escort

Müsiad Başkanı İş Adamlarını Ağlattı

MÜSİAD Genel İdare Kurulu toplantısının ardından yapılan Gala programında konuşma yapan MÜSİAD Rize Şube Başkanı Mahmut Dabak’ın konuşması, salonu dolduran davetlileri duygulandırdı. Başta Enerji Bakan Yardımcısı Doç.Dr.Hasan Murat Mercan, MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, Rize Valisi Nurullah Çakır ve Belediye Başkanı Halil Bakırcı olmak üzere kimi konukların gözyaşlarına hakim olmakta güçlük çektikleri gözlendi.

Müsiad Başkanı İş Adamlarını Ağlattı
Konuşmasında, MÜSİAD’ın ‘Yüksek ahlak, ileri teknoloji’ sloganı üzerinde duran Dabak, ”Güçlü de olsa haksızın karşısında, zayıf da olsa haklının yanında yer almanın, bizi biz yapan en önemli değerimiz olduğunu biliyoruz” dedi.

Kalkınmanın hür teşebbüs marifetiyle gerçekleştirilebileceğine olan inançlarını ifade eden MÜSİAD Rize Şube Başkanı Mahmut Dabak, “Bu nedenle ‘devlet yapsın’ anlayışı yerine, devlet girişimcinin önünü açsın, yoluna taş koymasın anlayışına sahibiz.” diye konuştu.

Konuşmasında çözüm sürecine de değinen Dabak, “Yakın zamanda memleketimizin her köşesinden yükselen kardeşlik ve barış heyecanına biz de Rize’den tempo tutuyor, destek veriyor, heyecan duyuyoruz.” dedi.

DUYGULANDIRAN KONUŞMA

Konuşmasının son bölümünde 1922 yılında yaşanan gerçek bir olayı anlatan Dabak, salonda bulunan yüzlerce MÜSİAD’lı işadamını, bürokratları ve davetlileri duygulandırdı. Bazı dinleyicilerin gözyaşlarına güçlükle hakim oldukları görüldü.

İşte Dabak’ın duygu yüklü o konuşması ve duygulandıran olay…

“Her karışında şehit kanı bulunan bu topraklarda kargaşa, huzursuzluk, kardeş kavgası çıkarmak isteyenlere 1922 yılında yaşanan şu olayı ithaf ediyorum:”

Le Monde muhabiri, 1922’de Türkiye’ye gelir. Memleketin Kurtuluş Savaşı yıllarıdır. Anadolu aç, sefil ve perişandır. Analar dul, çocuklar öksüz kalmıştır. Muhabir, ülkeyi gezip görecek ve gazetesinde haber yapacaktır.

İstanbul’dan trenle Eskişehir’e gelen muhabir, istasyonda çuvalın dibini delip başlarını, yanlarını delip kollarını çıkarmış, ayakları çıplak üç tane çocukla karşılaşır. Üç çuval içinde; yaşları 7,8 ve 9 olan üç çocuk!..

Yanlarına yaklaşır ve birine sorar:
– Evladım baban nerede!
– Babam Çanakkale’de öldü, der.
– Niye öldü?
– Din için.
– Nereden biliyorsun?
– Hoca efendi söyledi.
Muhabir bir diğerine yönelir ve ona da aynı soruyu yöneltir. “Ya senin baban” deyince, “Benim babam Yemen’de öldü. Vatan için” der.

Üçüncü çocuk da buna benzer cevaplar vermiştir.
– Peki size kim bakıyor?
– Burada bir ebe annemiz var, o bakıyor derler.
Derken yaşlı bir kadın, istasyonun yakınlarındaki kulübesinden çıkarak çocuklara doğru seslenmeye başlar:
– Gazanfer!.. Muzaffer!.. Mücahid!.. Çorba yaptım, gelin için…

Le Monde muhabiri Avrupa’ya döner, gazetesine şöyle bir başlık atar;
“Elde yok, avuçta yok,
Çuval içindeler, aç ve sefiller, ama isimleri,
Gazanfer,
Muzaffer
Ve Mücahid…
Bu millet yenilmez” der. 

Haber:Deniz Varlı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İdolumsun 5 yıl önce

mahmut bey; bir ekolsun tebrikler

banner405

banner404

banner408banner409