Trabzon İstanbul Seferinde Tehlike Yaşandı

THY’NİN İstanbul-Trabzon uçağı dün sabah 05.00 sularında 150 yolcusuyla İstanbul’dan havalandı. TK 2822 sefer sayılı uçak, Trabzon Havalimanı’na 06.25 sularında ineceği anda fırtına nedeniyle pisti pas geçti.

Trabzon İstanbul Seferinde Tehlike Yaşandı
10 Dakika Boyunca Sarsıldı
YAKLAŞIK 10 dakika boyunca sarsıntı geçiren ve dağ tarafına doğru yükselemeyen uçak, nihayet fırtına ve yağmurdan kurtularak havalanmayı başardı. Pilot ölüm korkusu geçiren yolculara, “Yedek hava limanı olan Erzurum’a ineceğiz” anonsu yaptı.

Yolcuları Ölüm Korkusu Sardı
UÇAKTA yaşanan dehşet anlarını anlatan yolculardan Merve Karamanlı, “Çığlık seslerinden başka hiçbir ses duyulmuyordu. Bayılanlar vardı. Ölüm korkusu tüm uçağı sarmıştı. Yaşadığımıza inanamıyorum” dedi. Handegül ise, “Gözlerimi kapattığımda düşüp öldüğümüzü gördüm” dedi.

Türk Hava Yolları’nın İstanbul-Trabzon uçağı düşme tehlikesi atlattı. Trabzon Havalimanı’na inmek üzereyken pisti pas geçen uçak, şiddetli yağış ve fırtına yüzünden yükselemedi. Burulma pozisyonuna giren uçakta 150 yolcu büyük panik yaşadı, kapalı bölümdeki valizler yere düştü. Yaklaşık 10 dakika süren panik sonucunda uçak Erzurum’a yönlendirildi. Trabzon’a otobüslerle getirilen yolcular, "Ölümün soğuk nefesini hissettik. Resmen havada asılı kaldık" derken, DHMİ Trabzon Havalimanı Başmüdürü Vedat Atabek, "Hava koşulları çok kötüydü. Haliyle bu tür durumlarda uçak darbe yer ve sarsılır. Düşme tehlikesi iddiası doğru değil" diye konuştu.

İNECEĞİ ANDA PAS GEÇTİ
THY’nin Artvin adlı Boeing 737–800 tipi yolcu uçağı İstanbul’dan dün sabah 05.00 sıralarında 150 yolcusuyla havalandı. TK–2822 sefer sayılı uçak, Trabzon Havalimanı’na 06.25 sıralarında ineceği anda pisti pas geçti. Pilot uçağı dağ tarafına yönlendirmek istedi ancak şiddetli yağış ve fırtına yüzünden yükselemedi. Burulma pozisyonuna giren uçak korkunç bir gürültüyle sallanmaya başladı. Uçaktaki 150 yolcu büyük panik yaşarken, kapalı bölümde bulunan valizler yere düştü. Yaklaşık 10 dakika boyunca dağ tarafına doğru yükselemeyen uçak, nihayet fırtına ve yağmurdan kurtuldu. Bir süre sonra pilotun, "Trabzon’daki olumsuz hava koşulları nedeniyle inemiyoruz, yedek havalimanı olan Erzurum’a ineceğiz. Kimse korkmasın, rahat olsun" anonsu duyuldu. Erzurum Havalimanı’na iniş yapılırken uçak boşaltılmadı. Pilot bu kez, "Trabzon’daki hava şartları iyileşince kalkacağız" anonsunu yaptı. Yolcular aynı uçakla dönmek istemediklerini belirterek, "Bizi buradan çıkartın" diye bağırdı. Bunun üzerine yolcular indirildi, otobüslerle Trabzon’a gönderildi.

YOLCULAR: PİLOT PİSTİN ACEMİSİYDİ
Yolculardan Reşit Yılmaz (61), yaşanan paniğin kelimelerle tarif edilemeyeceğini söyledi. "Cam kenarında oturuyordum. Hava sisliydi" diyen Yılmaz, "İnşaat mühendisiyim. Bu yüzden aerodinamik sistemi iyi bilirim. Uçağın o andaki hızı yaklaşık 150 kilometreydi. Pilot belli bir eğimle inmesi gerekirken bunu yapmadı. Yatay şekilde piste inmeye çalıştı. Neredeyse pistin ortasına kadar geldik. Tahminimce pisti bilmediği için korktu ve bu kadar kısa mesafede duramayacağını hesap ederek pas geçti. Dağ tarafına doğru yükselmesi gerekiyordu. Karadeniz’de dağlar sarp olduğu için bu yükselişi hemen yapması gerekiyordu. Ama başaramadı. Deniz tarafından fırtına uçağa savuruyordu. O anda uçağın arka tarafı sabit kaldı, baş kısmı sağ tarafa doğru eğilmeye başladı. Neredeyse ortasından çatlayacaktı. Biz buna ‘burulma’ diyoruz. Pilot uçağa gaz vermeye çalışıyor, başaramıyordu. Bir türlü toparlayamadı. Resmen havada asılı kaldık. Ben artık düşme hesapları yapmaya başladım. Yolcuları sakinleştirmeye çalışıyordum. Herkes panik içindeydi, dualar okuyorlardı" diye konuştu.

BAYILANLAR OLDU
Uçakta dehşet anlarını yaşayan diğer yolcuların görüşleri de şöyle:
Merve Karamanlı (21-Öğrenci): "Uçak feci şekilde sallanıyordu. Bir aşağı bir yukarı inip kalkıyorduk. Düşeceğimizi düşündük. Kardeşim çok korktu. Ona sarıldım ve gözlerine bakarak, ‘Korkma ben yanındayım. Hiçbir şey olmayacak’ dedim. Herkes panik havasındaydı. Uçakta çığlık seslerinden başka hiçbir şey duyulmuyordu. Bayılanlar oldu. Ölüm korkusu tüm uçağı sarmıştı. Yaşadığımıza inanamıyorum."
Hande Gül Karamanlı (10) : "Uçak sallanmaya başladığı andan itibaren ölüm korkusuna kapıldım. Ablama sarıldım ve ‘Allah’ım sen bizi koru’ diye dua ettim. Gözlerimi kapattığımda düşüp öldüğümüzü görüyordum"
Bahadır Kirman (25) : "Kendimi öleceğime inandırdım. Vücudum kasıldı. Öylece kaldım ve sadece bağırdım. Panik havasındaydım. Uçak piste indiğinde yaşadığımın farkına vardım."
Gülen Tuna (31) : "Sis bulutlarından etrafımız görünmüyordu. Piste ineceğimizi düşünürken denize çakılıyorduk. Hepimiz ölecektik. Çocuklarıma sarıldım ve Allah’a dua ettim."
Hasan Tuna (11) : "Birbirimize kenetlendik. Çığlık atıyorduk. O an yaptığım tek şey gözlerimi kapatarak dua etmekti"
Sefer Kır (45): "Uçak bir sağa bir sola savruluyordu. Panik havası başladı. Herkes birbirine bakıyor ve çığlık atıyordu. Pist yerine denize iniyorduk. Pilot uçağı son anda denize inmekten kurtardı. O an herkes öldüğünü düşünerek uçakta bir an sessizlik oldu. Peşi sıra çığlıklar geldi. Pilotun anonsu işe yaramadı. Çünkü uçakta ölüm kokusu vardı. Ölümün soğuk nefesini hissettim. Resmen öldük ve dirildik."

BAŞMÜDÜR: UÇAK DARBE ALDI
Trabzon Havalimanı Başmüdürü Vedat Atabek, yaşanan olayı doğrularken, uçağın düşme tehlikesi geçirdiği iddiasını yalanladı. Atabek, "Hava koşulları çok kötüydü. Haliyle bu tür durumlarda uçak darbe yer ve sarsılır" diye konuştu. "Kule neden iniş verdi?" sorusuna Atabek, "Kulenin uçağı indirmeme gibi bir yetkisi yok. Pistin durumunu ve hava şartlarını söyler, takdir pilota aittir" yanıtını verdi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner389