pendik escort

Bekaroğlu, Rize’yi, HES’leri ve Hikmet Ayar’ı Sordu

Diğer rakamlar şöyle: Çevre ve Şehircilik Bakanlığının verdiği ÇED raporlarına bakıldığında, ÇED için 59 bin proje başvurusu olmuş, 54 bini için ÇED Gerekli değildir kararı verilmiş, 4.457 projeye de ÇED olumlu kararı verilmiş. Olumsuz görüş verilen proje sayısı 46. Bu nasıl bir rakam?

Bekaroğlu, Rize’yi, HES’leri ve Hikmet Ayar’ı Sordu
Karadeniz ve HES’lerle ilgili de şunları söylemek istiyorum. HES’lerden önce Sayın Bakanım, siz fidanlama yaparak ağaç dikiyorsunuz ya, geçen bütçede de söylemiştim, oraları bu yaz gezdim. Fidanlama yapılmış, beş yıllık bakımı da ihale edilmiş, beş yıl buralara bakılmış. Ondan sonra, Karadeniz’de biliyorsunuz taşlarda bile ağaç çıkıyor, dikenler sarmış, ağaçlar o dikenler arasında kalmış, kırk yıl daha orada büyüme şansları yok. Dolayısıyla buraların bakımı beş yılla olmuyor.

Sayın Bakanım, Cumhurbaşkanı geldi geçenlerde Karadeniz’e ve yanına Mehmet Cengiz’i de aldı. Birlikte helikopterle tur attılar. Sayın Bakanım, öyle yapmayın, siz oradaki çevrecileri alın. Mesela, Rize’de vatandaş Kazım var, Kazım Delal, çok bilinen, ineğini satarak davalar açan arkadaşımız. Çevredeki ünleri Türkiye’yi aşan Hüseyin Acar, Fındıklı da Mehmet Gürkan, bunları alın yanınıza ve beraber gezin. İnanın ki gösterecekler size. Sizin yaptığınız dere ıslahının bölge için ne büyük bir tehlike oluşturduğunu göreceksiniz.
Sayın Bakanım, dereler su kaynağına gidene kadar onlarca küçük ırmak, küçük dere katılıyor. Taştığı zaman normalde büyük bir derenin aktığı kadar su oluşuyor, dere yatağına giremiyor, hepsi geri dönüyor. Çaylıkların hepsi şimdi ev oldu, oraları her seferinde bu nedenle su basıyor. Her sene en az bir kere, iki kere yani bekliyoruz, Ağustos sonu, Eylül başı oldu mu, Karadeniz’in bütün ilçeleri bundan korkuyor. Mehmet Cengiz’le değil de o bölgedeki insanlarla beraber gezilirse, bunları görürseniz belki durum değişir. Yani bir çevre düşmanıyla değil, çevre dostlarıyla gezip görmek gerekiyor.

HES’lerle ilgili bir şey daha söyleyeyim. Sayın Bakanım, verdiğiniz rakamlara katılmıyorum. Türkiye, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki özellikle ırmak tipi dediğimiz, kanal tipi dediğimiz HES’lerin hiçbirini yapmasa, bütün mevcut projelerin hepsini iptal etse de elektrik üretiminde yüzde %1,5’luk bir kayıp oluşuyor. Ama şimdi rakamlara bakalım; Türkiye’de kayıp kaçak oranı yüzde 16,67, OECD’nin ortalaması yüzde 6,65. Demek ki bunlar, iletim hatlarını yenileyerek, birtakım yatırımlar yaparak yüzde 10 elektrik kazanıyorlar bizden farklı olarak.
Bir de “Karadeniz’in geleceği likapa.” filan diyorsunuz ama likapa değil. Likapa güzel bir şey, ben de yaptım, yapıyoruz; o değil. Karadeniz’in geleceği turizmdir. Turizmin olabilmesi için de o vadilerin olması gerekiyor. Elektrik ihtiyacımızın yüzde 1,5’unu karşılayacak projelerden dolayı o vadileri ortadan kaldırmayalım, yok etmeyelim. Bakın, İzlanda bunu yüzde 2,06’ya, Almanya 3,9’a kadar düşürmüş, bunları rahat bir şekilde yapabiliriz.
Bir de gerçekten, bu HES’le ilgili yapılan ÇED çalışmalarında devlet o bölgeyi koruyan insanları sanki düşman gibi, terörist gibi kabul ediyor. Üçüncü kere anlatıyorum burda. Bu yazın bir bilgilendirme toplantısına girdim. 3 kilometre ileride yolu dozerlerle, panzerlerle, bilmem nelerle kesmişler, kimse giremiyor. Ben milletvekili olduğum için geçtim gittim, içeriye girdim zor bela, başlamıştı toplantı. Şöyle baktım, o köy benim köyüm, hiçbirini tanımıyorum. Gelmişler, insanları doldurmuşlar oraya ve terör estiriyorlar. Böyle olmaz.
Yaptığınız işlerde -yanlış bir sürü iş yapıyorsunuz ama- o bölge insanlarına anlatmanız gerekiyor. O bölge insanı kadar siz o bölgeyi sevemezsiniz. Hiçbiri de cep telefonuna, elektriğe filan karşı değil, istedikleri şey çevreye en az zarar vererek bütün bunların yapılması.
SORU-CEVAP
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) – Teşekkür ediyorum.
Sayın Bakanım, Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu bir zamanların hayata dönüş operasyonu gibi. Bu yasa tasarısında çok ciddi problemler var. Bunları yazıyor, çiziyor insanlar da. “Koruma” adı altında gerçekten korunması gerekli alanların başka amaçlarla kullanılması, ticarileştirilmesi gibi düzenlemeler getiriyor. Bu bir tuzak, bunu geri çekin lütfen. İlgili kuruluşlarla, sivil toplum örgütleriyle tekrar gündeme getirin. Geri çekmeyi düşünüyor musunuz?



 
Bu HES anlaşmalarıyla ilgili ki, bitenlerin yanında 165 inşaat devam ediyor, 573’üne lisans alınmış, ancak henüz inşaata başlanmamış. 105 “Su kullanma hakkı” diye bir şey geçiyor. Bu su kullanma hakkı sadece elektrik üretimiyle mi sınırlı? Çünkü bununla ilgili dosyalarda su tahlilleri yapılmış, mikrobuna ve kimyasallarına bakılıyor. Başka bir amacı var mı bu su kullanma hakkının, suyun paketlenip satılması gibi? Bu konuda mahkemeye düşmüş davalar var. İnsanlar değirmeni çalıştırmak için küçük su almışlar, mahkemeler devam ediyor. Bu, su kullanma hakkı ne anlama geliyor? Yani elektriğin dışında da “Bu su benimdir, paketleyeceğim.” denilecek mi?
Cerrattepe ile ilgili Enerji Bakanına sorduğum bir soruya Enerji Bakanı “Bu alanda sadece 5,21 hektar iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verildi. Bir alanın ruhsat sahası olması bu alanda çalışılabilecek olduğu anlamına gelmemekle birlikte işletme izni olarak 239,12 hektar…” yanıtını verdi. 239,12 Artvin’in yarısı demek. Sayın Bakanım, bu ne anlama geliyor? Bütün Artvin’i dümdüz mü edecek Cengiz İnşaat? Nedir bu Cengiz İnşaat? Nereden çıktı? Bütün bu ayrıcalıkları nereden alıyor?
Son sorum da Doğu Karadeniz ile Rize ile ilgili… Ya, bu Hikmet Ayar hiç gelmiyor mu arkadaşlar, söyleyin, Rize’nin hakkını, hukukunu savunmuyor. Bakanım, bir teklifim var: Bu bal ve likapa ormanlarıyla ilgili verdiğiniz, 2016’da söylediğiniz sözlerin çok azı gerçekleşti. Bu bal ve likapayla ilgili birlikte Rize’de bir proje yapalım ve gerçekten söylediğiniz rakamlara -2000 dekar diyorsunuz- ulaşalım.
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Sayın Mehmet Bekaroğlu. Değerli milletvekilim, özellikle şunu ifade edeyim: SKT’larla ilgili herhangi bir problemimiz yok, ben sadece sorulduğu için zeytinle alakalı, bir defa bir STK öyle yapmış dedim, bunu da sorulduğu için söyledim. Yoksa mesela biz Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu’nda bütün STK’ları çağırdık, bizzat benim başkanlığımda bütün bürokratlarla birlikte toplantı yaptık. Hatta daha geçtiğimiz hafta sonunda İstanbul’da fidan dikerken TEMA Vakfı gibi, ÇEKÜL gibi bütün vakıf başkanları da geldi, birlikte diktik. Yani vakıflarla, STK’yla -ben de eski bir STK üyesiyim- dolayısıyla STK’larla ilgili bir problemim yok.
Mesela bizim tabiat, biyolojik çeşitlilikle alakalı tasarı için Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Takip Platformu Başkanı, TEMA Vakfı, Doğa Koruma Merkezi, Doğa Araştırmalar Derneği gibi önemli dernek vakıfları çağırdık, görüşlerini alıyoruz. Hatta bu biyolojik çeşitlilikle alakalı kanunda dediler ki: “Sivil toplum kuruluşlarının komisyonlardaki sayısı 2, bunu 4’e çıkaralım.” Biz de “Memnuniyetle, bunu önerge olarak verin, komisyonda çıkarılması için biz de sıcak bakarız.” diye söyledik efendim.
Fidanların bakımı konusunda haklısınız. Talimat verdim, yani dikilen fidanların mutlaka bakımının yapılması gerekiyor, bazen Karadeniz’de fidan boğuluyor tabiri caizse.
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) – Diken boğuyor.
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – HES’lerle ilgili. HES’ler sadece tabiatı tahrip etmiyor. HES’leri sadece elektrik üretmek için yapmıyoruz, aynı zamanda taşkın koruma için de kullanıyoruz.
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) – Kanal tipi HES’ler hangi taşkından koruyor?
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Efendim onları biz yapmazsak tersip bendi yapacağız, dolayısıyla aynı zamanda tersip bendi vazifesi görüyor.
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) – Çamburnu’nu bir daha açık söyleyin.
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Değil efendim, tahsis etmedik. Şimdi, o zaman Sayın…
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) – Trabzon Çamburnu’nda, Sürmene’de çok… Siz Bakan olarak açık söyleyin de. Yanan yerler…
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Efendim şöyle bakın yanan Çamburnu’yla ilgili durum şu: Çamburnu’nda orada maalesef piktik yapanlar ateş yakmış birden bire rüzgâr çıkınca, gitmişler, soğuk bir dönemde, yangın çıktı ama o yangın tamamen örtü yangınıydı, tepe yangını değil, ağaçlar yanmamış, bir. Öbür taraftaki alan ne biliyor musun, Çamburnu’nda millî parklara ait bir tabiat parkı var. Orada orman içinde güzel birtakım evler var. Orası tabiat parkı, yanan alanla hiçbir…
MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) – Kişilere mi ait bu evler?
ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU (Afyonkarahisar) – Burası Doğa Koruma Millî Parklara ait. Ama kiralanmış bir şekilde onlar işletiyor, onlardan kiralama ücreti alıyoruz.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.