pendik escort

Söz Namustur!

Rize’de “Hastane Denizde Yapılacak” Diyenler !.. Söz Namustur!

Söz Namustur!
“Hastane Denizde Yapılacak” Diyenler !.. Söz Namustur!
Evet, dün ayın on beşi idi: 15 Aralık 2017
Benim için hüzünlü bir gün.
Neden mi? Anlatayım…
TV programlarında ve yazılı medyada olduğu gibi sözel olarak da hem yetkililere hem de millete defaatle altını çizerek belirtmiştim; “Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sağlık Külliyesi Projesi” Sağlık Bakanlığı Yatırımlar Genel Müdürlüğü, Projeler Daire Başkanlığı ve Kamu Özel İşbirliği Başkanlığı’nca yaptığımız ortak çalışmalar sonucunda “bu gün” yani 15 Aralık 2017’de YPK’ya (Yüksek Planlama Kurulu) sunulacak ve Sayın Başbakanımızın da verdiği söz üzere buradan geçerek devletin resmi yatırım programına alınacaktı.
Ama heyhat olmadı. Nedenini gerçekten bilmiyorum… Herkes gibi bildiğim şey, görünmez meşum bir elin uzandığı ve neredeyse bitmiş olan projemizi Karadeniz’in karanlık, soğuk sularına gömdüğü…
Şimdi ortalarda kimseler de yok; o kimin eliydi, yoksa el değil de “ayak” mıydı, neyin nesiydi, kimin fesiydi ?..
İçim yanıyor, hem de cayır cayır ; yazık, çok yazık!
Bütün bunları söylerken bazı kiralık yorumcular yine sözde yorum yapacak ve asıl yandığımın dekanlık filan olduğunu yazacaklar !.. Hesaplarına gelmeyeceği için anlamazlar ama ben yine de onlara daha önce birçok kez söylediğim şeyi peşinen tekrarlayayım: “Dekanlığın da rektörlüğünde canı cehenneme.” Başkalarınınkini olsa da benim başımı göğe eğdirecek şeyler değil bunlar. Benim derdim Rize ve Rize’de sağlık eğitimi ile sağlık hizmeti sunumuna standart getirecek projeler. Gerisi boştur. Bugüne kadar pek çok dekan, rektör geldi, gitti. Bundan sonra da gelecek ve gidecek. Kalıcı olan bahsettiğim projeler ve Rize’ye, Rizeliye katacaklarıdır, o kadar

Dünün akşamında, Sağlık Bakanlığındaki, artık neredeyse mesai arkadaşı olduğumuz yetkililere sordum, “projeden ne haber” diye; Hocam “uykuda” dediler!
Evet, bu acı bir gerçek; Rize’deki hastane projesi maalesef uykuda !..
Peki, proje uykuda da onu, onunla beraber milleti uyutan kim, ya da kimler? Ve niçin?
Kanımca bunların cevabı mutlaka verilmeli, hem de tez elden. “Yok, seninki olmaz, ‘Paketleme Arsası’ küçük; deniz dolacak, hastane orada yapılacak” diyenler her kim ya da kimlerse, milleti ve dahi beni tatmin edecek doğru dürüst bir şeyler söylemeli, düşünce aşamasında da olsa projelerini ortaya koymalıdırlar. Bu onların namus borcudur ve herkes bilir ki örfümüze göre söz namustur. Bizim projeyi görmezlikten gelip “denizde yapılacak” diye Rizeliye söz verdiler çünkü.
Ben şahsen, proje sahibi olmak bir yana Rizeli bir vatandaş olarak bunu sabırsızlıkla bekliyorum.
Şimdilik daha fazla bir şey söylemeyeceğim. Ancak hepten boş da bırakmayacak, “derdimi Ummana döktüm” misali bizim seksen yaşındaki “hala kızı” halk şairi “Mükerrem Ablam” ile dertleştiğimiz karşılıklı manileri paylaşacağım sizlerle. Allah ömür verdikçe de bu manileşmeler Rize’deki Külliye projemiz gerçekleşinceye kadar, sevabına devam edecek İnşallah.
Aslında beş on gün önce, kendisine projemizin iptal edildiğini, hastanenin denize yapılacağını söyleyince sevgili ablam anında taşlamasını yapmış ve benden de cevabını beklemişti.
Önce, “Sen doktorsun ama bizim de maharetimiz var mi demek istemişti yoksa meseleyi kendi özüyle mi dile getirmek istemişti” tam olarak anlayamamıştım ama iş uzayınca bu işi gerçekten dert edindiğini gördüm ve o ilk düşüncemden ötürü de kendimden utandım!
İlk iki mani, o taşlamalar:
Hala kızım dedi ki; 



Denize dalalum mi
Bi baluk alalum mi
Haburasi derindur
Oteye yapalum mi
Ben da oğa dedum ki;
Orasi da derindur
Karaya yapalum mi
Oriya da olmazsa
Havaya çıkalum mi
Dün, KOAH nedeniyle yarı yoğun bakımda birkaç gün yatmış olan ablama geçmiş olsun demek istemiştim. Yani konu hiç de Rize, hastane filan değildi. Ama durur mu benim ablam! Hesap sordu bana:
Hala kızım dedi ki;
Rize’den ayrilduğun‭ bugün tam bi ay oldi
Sordun mi hiç olara hastahane ne oldi
Ben da oğa dedum ki;
Valla bi şey duymadum a benum hala kızım
Yüreğim hep o işte içerim sızım sızım
Hala kızım dedi ki;
Çıkamadum tepeye ağiriyidi dizum
Sakın ondan vaz geçma orasi idur bizum
Ben da oğa dedum ki;
Orasi bizum ama başkasıdur sahibi
Kim yapti biliyisun Rizede bu ayıpı
Hala kızım dedi ki;
Hiç hesap eden yok mi ha bu kadar kayibi
Çok merak edeyirum kim kandurdi Tayyibi
Ben da oğa dedum ki;
Kandurmak ne kelime, izin vermişti bağa
Etrafum kalabaluk daha demeyim sağa
Hala kızım dedi ki;
Sen ole diyeyisan ben da diyeyim sağa
Vallayi boş pirakmaz hesabi sorar Ağa
Ben da oğa dedum ki;
“Ağa” dedığun kimdur, yoksa “Reis” mi idur
Bak habu bole ise çok ileri gitma dur
Hala kızım dedi ki;
Gitma deyisun bağa gidersam ne olacak
Adam diye geriye bi “Mükerrem” kalacak
Eeh !Bu laftan sonra ablama daha ne diyebilirdim ki! “Hakikaten bu kadar adam içinde ‘Adam sensun’ ablacuğum, ellerunden operum. Şimdi bağa biraz müsaade” dedim ve bir sonraki atışmaya kadar manileşmeye ara vermiş olduk!
Prof.Dr.Şaban ŞİMŞEK
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner405

banner404

banner408banner409