pendik escort

YAZIK OLDU RİZE’MİZE…!

YAZIK OLDU RİZE’MİZE…!
YAZIK OLDU RİZE’MİZE…!
Dün Rize’den ayrılışımın birinci “ay dönümü” idi.
Ülkemizin “İdari Amirler-Yetkililer Haritası”nda kifayetsiz muhteris ama eyyamda 33.derecen üstat idarecilerin maalesef mebzul miktarda olduğu bir tabloda böyle bir sonucun olabileceğini önceden tahmin ettiğim için;
1) Daha Sayın Cumhurbaşkanımız bu görevi teklif ettiğinde, telefonda kendilerine “Efendim, ben ‘doğruya doğru eğriye eğri’ diyen bir tipim. Üç gün sonra, üç ay sonra sıkıntı çıkar, kimseyle kötü olmayalım. Bu işten beni affedin” demiştim.
2) “Devletimizin başıdır. Sözünü yere düşüremeyiz” diyerek görevi kabul etmek durumunda olduktan sonra da yaptığım ilk iş kadromu evime yakın bir hastane olan Kartal Lütfü Kırdar EAH’ne aldırmak olmuştu.
Çünkü şu ya da bu şekilde geri döndüğüm de eski görevim olan Rektör Yardımcığının benim için çoktan bitmiş olacağını biliyordum!
Geçen bir ay içerisinde uyum dönemini atlattık şükür, artık yeniden, “elden geçirip temizlettiğim, güzelleştirdiğim, oturulabilir duruma getirdiğim mütevazı bir odam, yeni asistanlarım, yeni personelim, yeni-eski doktor arkadaşlarım ve hastalarım” var.
Yani 38 yıldır yapmaktan onur duyduğum asıl mesleğimize geri dönmüş, bu ASİL MESLEKLE yeni bir hayata başlamış bulunmaktayım.
Hep söylemişimdir “Ben kimseden bir şey beklenem, doktor olmak bana bin defa yeter.” Allah elimize, gözümüze zeval vermesin; sağlığımız elverdiği müddetçe insana ve bu yolla milletimize, devletimize hizmet etmeye devam edeceğiz İnşallah.
Benim için üzücü olan;
1) Bazı yöneticilerin, Devletin ilgili mevzuatın lafzına ve aynı zamanda ruhuna uygun olarak “kamu yararına” kullanmak üzere verdiği yetkiyi, bir takım akla ziyan fitne-fesat-kumpaslarla kişisel yarar, şahsi ikballer için kullanması, bunlar için karanlık ilişkilerin, görünmez birlikteliklerin, kirli işbirliklerin oluşturularak hiç bir objektif veriye dayanmayan işlemlerin yapılması.
2) Bütün bunlar cereyan ederken, en azından insan olmanın erdemi ve devletin var oluş kutsiyeti adına sesini çıkarması gereken (sorumlu mevkide ya da değil) insanların bir şey olmuyormuş/olmamış gibi susması, İslami terminoloji ile “dilsiz şeytan” olması.
3) Üzücülüğünün yanında insanı derinden yaralayan ise birlikte hareket ettiğiniz, beraber yönettiğiniz insanların’ mesleki etik, abi-kardeşlik bir yana temel ahlaki değerleri de hiçe sayarak bu kepazeliğin kahramanlarının abdestine ibrik suyu-fener-peçete-havlu vesair tutması!..
Diğerleri nereye gömülürse gönülsün, beni çok da ilgilendirmiyor ama bu son bahsettiklerim için söyleyeceğim bir cümle var, Süleyman Demirel’den mülhem: Yüreğim Karacaahmetir O’na da bir yer bulunur.
3) Ve tabii ki yönetim anlayışında, tıp eğitiminde, sağlık hizmeti sunumunda yapmak istediklerimiz...
Yazık oldu ve yazık oluyor Rize’mize, ülkemize...
Prof. Dr. Şaban ŞİMŞEK
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner405

banner404

banner408banner409