ÜÇ AYLARIN ÖNEMİ
MÜSİAD BAŞARI ÖDÜLLERİ VERİLDİ.
SÜTLÜOĞLU HAKSİZ YERE ELEŞTİRİLİYORUZ
ÖZEL SEKTÖR 75 KURUŞA ÇAY...
Çaykur Rizesporda son sezonlara bakıldığında özellikle ligin ilk yarılarında ortaya koyulan başarılı oyun ve alınan sonuçlar iyi gözüküyor ama ardından ne oluyorsa ligin ikinci yarısı başladımı işler tam tersine dönüyordu. Bu sezon öncesinde bakıldığında daha istikrarlı ayakları yere basan takım oyunu oynayan bir ekip görüntüsü vardı. İlk yarıda başarının ardından sevinen taraftar ve camia ise aslında sessizce ligin ikinci yarısını bekliyordu. Acaba yine mi aynı olacağız diye. Maalesef gidişat onu gösteriyor. Ama buna bir dur diyende yok. Diyen yok derken diyecek bir adam da yok.
Bu Takımı sene başında en çok ben övdüm. Kampta izlediğim takımda o kadar iyi savaşan rakibe önde basan alan daraltan ve ne olursa olsun mücadele eden bir ekipti. Nitekim bu mücadele ona başarıyı getirecekti. Bakıldığında ligin ilk yarısında Rizespor oynadığı maçlarda mantalitesi önce basmak topu kaybetse de rakibi çıkarmamak ve savaşmak. Rizespor bununla oyun kazanıyordu. Çok muhteşem bir oyun oynayarak değil. Ama her ne olduysa ligin ilk yarısının sonuna doğru bu özelliğini kaybetmeye başladı işte bununla da Rizespor rakip takımlara karşı üstünlüğünü yitirdi. Yine iddia ediyorum Rizespor eğer biraz kendini toparlasın aynı savaşan zihniyetine dönsün aynı başarıya ulaşır. Ama bunu yapabilirmi bu durumda o soru işareti. Maalesef herkesin ilk yarıdaki başarının ardından gerçekte beklediği bu ligin ikinci yarısını görmekti. Gerçekten Rizespor başarılımı iyimi yoksa bizi yine geçmiş yıllardaki gibi üzüntüye mi itecek. Cevapta gecikmedi. Tepetaklak olduk bile. Bu kadar kolay olmamalı. Şampiyonluğa giden takım ligin en fazla gol yiyen 5. Takımı olmamalı. Bu takım her hafta 3-4 yememeli. Y,yorsa herkes kendine düşen payı alacak. Öyle yok Ramazan hata yaptı yok defans kötü demekle olmuyor. Bu takım kazanırken savaştığı ve takım ruhu ile oynadığı için kazanıyordu. Ekip olarak kazanıyordu. O zaman suçu bireylere atmanın anlamı yok. Kimse Ramazan’a kızmasın bu takıma ne kadar maç kazandırdığını herkes iyi biliyor. Burada bireylere takılı kalıp suçlu aramayı bırakıp en erken neler yapılıp bu durumdan nasıl kurtarırız onu konuşmalıyız.
Öncelikle belirtmem gereken olay taraftara. Bu yanlış anlaşılmasın suçlu taraftar demek değil. Sadece sezon başında gördüğüm ufak bir sıkıntıydı bu. Mesele taraftarın bu yabancı oyunculara verdiği önem destek ve ilgi. Ama diğer yerli oyuncuların yuhalanması. Bu bile bir takımda zamanı geldiğinde bir sıkıntıdır. Gelin görün şimdi Bikoko’yu tanıyanınız varmı. Ortalarda yok kayıp. Nerede o sezon başında ki mütevazi Bikoko şimdi doru düzgün etrafına bile bakmıyor diyebilirim. Bu dengeyi iyi ayarlamak gerek Takım 3-0 geride o hala topuk paslarıyla uğraşıyordu .Transfere bakıldığında ise benim hep söylediğim. Bu takıma yaratıcı 10 numara heyecan yaratacak ve bazı maçlarda öne çıkıp takımını kurtaracak isim dedik onu da alamadılar. Hadi bunları geçtim böyle bir transfer politikası ben görmedim. Şampiyonluğa oynuyorsun gidiyorsun Küme düşmeye oynayan Giresun’dan Ramazan’ı alıyorsun birde 11’de oynatıyorsun. Fahri’yi oturtuyosun. Yine küme düşmeye giden Karşıyaka’da oynamamış olan Murat’ı getiriyorsun. Sonra da takımdaki dengelerden bahsediyorsun takımı bula hale getiriyorsun. Bu arada müthiş bir kelimede dolanıp durur. Bütün iyi futbolcular Rizespora gelmek için can atıyor. Ama her nedense hepsi daha görüşmeye gelmeden rakiplere gidiyor.
Aslında daha da acı olan ve bence takımın durumunu özetleyen çok net bir durum var. Bu takımın başı boş. Bu takımın başında kimse yok. Bu takıma hesap soran yok. Bu futbolculara hesap soran yok. Bu teknik heyete hesap soran yok. Takım Gaziantep’e gidiyor Allah aşkına takımı kim getiriyor. Klüpten bir çalışan İdari Menajer ve Hüseyin Kalpar. Bu nasıl bir mantıkdır. Bu takımla sabah aksam ilgilenen bir kişi vardı Muharrem Kasap saolsunlar onu da küstürdüler. Ya bir bir takım bu kadar rahat bırakılır mı. Para günü gelir futbolcu gider bankaya hesaptan direk çeker parayı. Bakarsın antrenmana ama kimse yok. Kalpar zaten rahat hesap soran yok. Kafasına göre işler peşinde. İlyas’ı etti etti gönderdi. Şimdi çok arar o İlyas’ı eğer Bikoko’nun havasını indirip yola getirmezse. İyi giden bir takımda enteresan iller yapmaya başladı. Yani bence adaleti biraz bıraktı. Dengeleri bozdu.
Biran önce acil takıma müdahale edilmeli. Takım kaynıyor. Gidişat iyi değil. Kalpar’ında bir ifadesi alınmalı. Astığı astık olmamalı. Tekrar söylüyorum felaket tellal iğine gerek yok bu takım az kıpırdasın eskimücadele gücünü kazansın yine aynı günlerine döner. Ama eğer kısa zamanda müdahale edilip sorunlar neyse çözülmezse şimdiden geçmiş olsun…
Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!